Balık tutma yöntem ve teknikleri

Balık tutma yöntem ve teknikleri

balık tutma sanatı balık tutarken ne yem kullanılmalı01.04.2013 21:00
 AVCILIĞI:

Tatlı suların köpek balığı ,Yayın balıklarıdır.

Hareket eden suda ki,her canlıya hemen hucum eder ve olduğu gibi yutar.

Almanyada gölün kenarında su içen normal bir büyüklükte ki köpeği yuttuğu tanıklar tarafından,görülmüş ve resmi kayıtlara geçmiştir.

Yayınbalığının küçüğüne kelebek denir.

Yayınbalıkları bir çok ülkede koruma altına alınmıştır ve soyu tükenen balıklar katagoresine alınarak, avlanma yasakları getirilmiştir.

Son yıllarda kirlenen nehirlerimiz ve göllerimizde bu balıkların sayısı oldukca azalmışlardır.

Yayın balığı avlamak için canlı yemler kullanılır ne kadar büyük yem o kadar büyük balık mantığı geçerlidir.

Yayınbalığı avcılığı genelde gece yapılır,Yayın bütün gece avlanır ve gündüz dinlenmeye çekilir,çok nadir olarak gündüzde oltaya vurur.

Yayın kurbağa'yı çok sever ve yem olarak,canlı kurbağa iğneye batırılmadan misina ile sarılarak suya bırakılır üçlü iğne hemen kurbağanın altına olmalıdır.

Dip kuşunu kullanılmalıdır dibe oturan kurşundan,ayrı bir misinada kurbağa hareket halinde olmalıdır yüzeyde olursa daha iyi olur

Yayın avının çıkardığı sesleri duyar ve avına yönelir.

Göllerde oltalar atılmadan önce Yayın balığını harekete geçirmek için,suya devamlı vurularak

suda ki ses dalgalarına dikati çekilerek o bölgeye gelmesi sağlanır.Yayın balığının sesleri iyi duyabilmesi için başında bıyık şeklinde antenleri vardır ve sudaki en ufak titretişimi algılar.

Yem olarak Sülük idealdır.

İğnenin ucunda devamlı hareket ettiği için Yayının hemen dikkatini çeker.

Yine büyük solucanlar,hayvan işkenbesi ve ciğeri tercih ettiği yemlerdir.

İğneniz ve misinanız Yayın avında kuvvetli ve sağlam olmalıdır.

Büyük Yayını tuttuktan sonra sorun başlar,kıyıya çekmek oldukca zordur

RASTGELSİN


Türkiye Sahillerinin en iri çipuraları Çanakkale boğazı ve civarında yakalanmaktadır.
Çipura asil bir balıktır. Son yıllarda çipura ve levrek balığının çiftliklerde yetiştirilmeye başlanmasıyla gerçek değerini yitirmeye başlamıştır. İnsanlarımızın büyük bir bölümü çiftlik çipurasıyla deniz çipurasını ayırtedememektedir. Kötü niyetli kişiler bu durumdan istifade etmektedir.
Çanakkale boğazında çocukluğumdan beri balık avcılığıyla ilgilenen biri olarak kıyı balıkçılığıyla ilgili tecrübelerimi anlatmaya çalışacam.
Çanakkale boğazı ve civarında çipura balığı nasıl tutulur? avlanma teknikleri nelerdir? Çipura balığı Avrupa yakası akbaş fenerinden Seddülbahire kadar uzanan uzun sahil şeridinde tutulabilir. 
Çipura balığıda yerli olabildiği gibi göç eden bir balıktır. Nisan ayının ilk haftasından itibaren kıyıdan tutulabilir. En yoğun tutulma zamanı ise göç zamanı olan eylül ayı ile Kasım 15 arasındadır.
Çipura balığı büyüklüklerine göre lüfer balığı gibi değişik isimlerle adlandırılır.
250 grama kadar olanlar lidaki olarak adlandırılır.
250 gram ile 1 kiloya kadar olanlar çipura veya cupra olarak adlandırılır.
1 kilonun üzerindekiler bizim bölgemizde irisof olarak adlandırılır.
lidaki bütün bölgelerde her türlü yemle yakalanabilir.
çipura ve irisof ise daha çok derini yakın yerlerde soğandere ile seddülbahir arasındaki tüm bölgelerde tutulabilir.
Kıyıdan çipura tutmak için ben şahsen yem olarak yengeç, kum yengeci, madya rapana (deniz salyangozu) , taş yapışkanı gibi sert yemleri tercih ederim. Merada küçük balık çok olduğundan yumşak yemleri hemen bitirdiğinden sert yemler tercih edilmelidir.
Çipura tutmak için oltalar sabah alacakaranlıkta denizde olmalıdır. En çok tutulma saatleri yaz aylarında sabah 5 ile 10 saatleri arasındadır. ondan sonraki saatlerde de tutulsada sabah suyuna benzemez. Akşam 7 den hava kararana kadarda tutulabilir aba gene sabah suyu randımanını alamazsınız.
Soğandere mevkiinde balık tutuyorsanız çipura oltası 3.0 çapraz mustat veya fransız oltalar kullanılmalıdır. Çipura balığı anafor suları olan bölgeleri çok sever.
Derini yakın yerlerde oltayı çok uzaklara değilde kıyıdan 40 metre civara atmak yeterlidir. Misine kalınlığı en az 0.50 mm olmalıdır. Midyelere takıldığında misinenin kesilmemesi için kalite misineler tercih edilmelidir.
Büyük çipura lar (irisof) bir anda yemi öne doğru gitirebilir. Kamışla avlananları bu durum yanıltabilir. Mümkünce eski yöntem el makarasıyla ve elle kontrol edilmeli takımın boşluğu iyi alınmalıdır. Eğer yeni başlıyorsanız misinenin boşluğunu alıp,
bir taş parçasına bağlayarak kendi kendisine tutulmasını bekleyebilirsiniz.
iri çipura 3.0 iğne dişine denk geldiğinde oltayı rahatlıkla kırabilir veya yamultabilir.
Kalın olta tercih etmemizin nedeni budur. Kıyadan çipura avlamak için hazırlanması gereken takım çeşitlidir.
Ortatan delikli kurşun kullanılıyorsa 40 santim köstek arkası fırdöndü konuk kurşun serbest şeilde hazırlanabilir. Tercih edilen bir takımdır.
Eğer iskandil kurşun kullanılacaksa gene köstek 40 satnim kurşun üzeri fırdöndüye bağlanmalıdır. Fırdöndüye mümkünse çiftli ilmek atılmalı işi sağlama almak gereklidir. Küçük çipuralar ve lidakiler her türlü iğne ve takımla tutulabilir. Çipura takım seçmez. Çipura gece tutulacaksa ay aydınlığı mehtap tercih edilmelidir. Ay karanlığında çipura yakalamak nerdeyse mümkün değildir. Çok nadir akım zamanlarında falan olabilir. Ay aydınlığında gece sabaha kadar ara ara çipura yakaladığımı bilirim.
Rastgele.... bu dökümün alıntı değildir iskorpitx tarafından hazırlanmıştır.

 

Balık Avlama Ve Teknikleri


ÇAPARİ OLTASI : Makinalı olarakta kullanılan bu yöntem daha çok küçük balıkların avlanmasında kullanılır. Takımdaki misina ve iğne seçimi ile köstek sayısı ortama ve balığa göre değişir.

SARDALYALI KIPRIS TAKIMI : Didim ve çevresinde en çok tercih edilen yöntemdir. Sardalya balığının üzerine şekilde görüldüğü gibi 6-10 adet iğne dolanır. Bazıları balığa saplanarak kamufle edilir. Kuyruk kısmına ise misina ile düğüm atılır.
Bu yöntemin avantajı her boyda balığı yakalamaya elverişli olmasıdır. Bu teknikle avcılık çok zevkli ve verimli geçer.( O gün balık varsa tabii ) Yöntemin olumsuz tarafı dip kısmın bilinmediği yerlerde takımın takılmaya elverişli olmasıdır.

Takılma probleminden azaltmak için olta toplanırken takımın makinaya hızlı sarılması yararlıdır.



OLTAYA CANLI YEM TAKILMASI : Özellikle Levrek gibi balıkları avlamak için; balığın dolaştığı düşünülen yerlere canlı yemli takımlar bırakılabilir. İğne balığa şekilde görüldüğü gibi veya üst yüzgecinden geçirilir.


SAZLI YER TAKIMI : Takımlarımızın takılma olasılığını azaltmak ve yemi balıkların görmesi için yukarı kaldırmak amacıyla kullanılan yöntemdir.
Pareket avcılığında buna benzer yüzlerce iğneli takımlar kullanılr. Şamandıra olarak terlik süngeri kullanılır


ZARGANA TAKIMI : Şamandıra, uzağa atılabilmesi için ağır olmalı, takım ince misina ile yapılmalıdır


İĞNE BAĞLANMASI : Misinanın iğneye bağlanmasında en çok tercih edilen yöntem

ÇİPURA - ALYANAK : Yılın her döneminde sularımızda olta ve zıpkınla bolca avlanmakla birlikte, özellikle Eylül sonlarından itibaren daha büyük olanları av vermektedir.Eti çok lezzetli olup sevilmektedir. Izgarası, tavası, haşlaması ve çorbası çok nefistir.
Olta avcığında yem olarak karides, maun, kalamar vb. kullanılması tercih edilir. Sonbahardan itibaren ise bölgemizde sardalyalı kıprısla avcılığı iyi randıman verir. 

Çipura yemlenme ve saatlerinde özellikle tan ağarırken iyi av verir. Gece avcılığında ise gelen balık büyüktür.


KARAGÖZ : Yılın her döneminde sularımızda olta zıpkın ve sepetle bolca avlanmaktadır. Zıpkın avcılığında genellikle üçlü uç kullanılır. Ortalam boyları 10- 15 cm olup daha büyüklerine bizim sularda nadir rastlanır. Eti çipura kadar olmasa da lezzetlidir.Olta ile avcılığında hafif takımlar kullanılmalı ve oltanın fazla uzağa atılmasına gerek yoktur. Gündüz av verir. 

Oltaya takılan kalamar, midye gibi yemlerin küçük takılmasına ve iğnenin sinek iğnesi veya biraz büyük olmasına dikkat edilmelidir. 


KEFAL : Ülkemiz sularında bolca bulunan bu balık, Bu balığı sevmem diyenler sevecektir. Kefal yılın her döneminde sularımızda olta ve zıpkınla bolca avlanmaktadır. 20 -70 cm boylarında olanları, sık sık sularımızda sürüler halinde görülür. Olta ve zıpkınla avcılıkta kıyıdan fazla açılmaya gerek yoktur. Kefaller sürü halinde dolaşan yüzey balıklarıdır. Olta avcılığında bu nedenle şamandıralı oltalar tercih edilir. Oltaya yem olarak ekmek takılsa da zaman zaman diğer yemlere de atladığı olur.

Zıpkın avcılığında iyi nişan alınmaz ise zıpkının balığa saplanmadığı veya parçaladığı görülür. 


MELANURYA : Eylül ayından sonra sularımız da bolca olta ile avcılığı yapılır. Eti fena sayılmaz, tavası tercih edilirse iyi olur. Boyu 20-25 cm civarındadır. Kefalin küçüğüne gamite benzer. Ağzı küçük olup, küçük iğneli takımlara yakalanır. Sardalya ve karidese iyi atlar. 
Sandalla açılıp çapari ile avcılığının yapılması mümkündür.


SİNAĞRİT : Çipura balığına benzer. Sularımızda yaşayanları oldukça büyük olup, bir metre boyunda olanlarının zıpkınla avlandığı söylenmektedir,Yaz aylarında kayalık tenha bölgelerde sahile iyice yaklaşır. 
Olta ile avcılığı tesadüf olup, zıpkınla iyi avlanmaktadır. Sinagrit yassı bir balık olup, hemen kıyıdaki kayaların altındaki ulaşılması zor yarıklara saklanabilmektedir. 

Eti beyaz ve çok lezzetlidir. Tavası, ızgarası, haşlaması vb. her türlü yemeği zevkle yenecektir. 

LEVREK : Sularımızda sık bulunan ve olta ve zıpkınla, her mevsim özellikle eylül ayından sonra bolca av veren bir balıktır. Eti beyaz ve oldukça lezzetlidir. Levrek çok kurnaz bir balık olup zaman zaman acemi olanlara da av verir Ağzı büyük olup, canlı yemlere bu nedenle atlamayı sever. Ayrıca oltaya karides , maun ve Eylül sonrası sardalyalı kıprıs takmanız eve boş dönme olasılığınızı azaltır. Levrek kamışlık sığ yerlerde gezinmeyi sever. 
Sürütme ve kaşık ile avcılığı, sahil kıyılarında motorlu sandal ile gezilerek yapılır ve oldukça iyi verim alınır. 


ZARGANA : Ülkemiz sularında av dönemlerinde oldukça fazla bulunan bir balıktır. Sürü halinde yüzeyde gezen bir balık olduğundan şamandıralı özel bir olta ile avcılığı yapılır. Olta olabildiğince uzağa atılır ve hafif hafif çekilmeye başlanır. Oltanın atıldığı bölgede zargana varsa birkaç tanesi birden yeme atlar. Yakalanan balık oltadan kurtulmak için kendisinden beklenmeyecek bir çeviklikle zik zaklar çizer dışarılara zıplar. 

bu balığın eti lezzetli olup, çok kimse uzun olduğundan yılana benzetir veya pişince kılçığı yeşil renk aldığından şüphelenir yemez . Bu nedenle özellikle ticari avcılığı yapılmadığından denizlerimizde boldur.
Genellikle İlkbahar aylarında iyi sonuç verir . Misinanızın kalınlığı 0,25 i geçmemeli, mantarınız su yüzeyine baskı yapmayacak şekilde ince uzun olmalıdır.İlkbaharın ilk günlerinde alabalık yumurtası ve solucan takarak avlanırsanız, balık tutma şansınız artar.. Balık mantarı batırdığında kamışın ucunu havaya doğru değil de yana doğru sertce atıp, kamışın ucunu suya doğru indirip makinayı sarmaya başlayın. Alabalık yumurtası ile avlanmadan önce avlanacağınız bölgeye 8-10 tane yumurtayı serpiştirin daha verimli sonuç alırsınız. Sıktırma kurşun mantarınızı batıracak ağırlıkta olmamalıdır. Mantarla sıktırma kurşunun arası 20- 25 cm sıktırma kurşunla iğnenin arası 45-50 cm olmalıdır Özellikle yazın gölde avlanırken iyi sonuç alırsınız. Ancak gölün dibinin taş yada ağaç kökü olması halinde iyi sonuç alamazsınız Bu av şeklinde yem çok önemlidir, taktığınız solucan kıvır, kıvır ve kırmızı renkte olmalıdır, sıcaktan kendini bırakmış soluklaşmış solucanı avucunuzun arasında fazla sert olmayan şaplaklarla tekrar diri ve kırmızı hale getirirseniz şansınız artar. Eğer avlandığınız bölgede dip fazla yosunla kaplıysa iğnenizin dibine fazla büyük olmayan kahverengi renkte köpük takarsanız yem biraz havalanır ve yosunlara takılmaz. Balık yemi ağzına aldığında yemi iyice yutması , yada canlı yemin sağa sola ileri geri hareketli olması için fırdöndünün ön tarafına, 40-45 gr ağırlığında ortası delik kurşun kullanın. Kurşunun fırdöndüyü geçmemesi gerekiyor. Ayrıca bu şekilde ağır kurşunu epeyce uzağa atarken yemin üzerinde oluşacak gücüde (yemin yıpranmaması) azaltırsınız Göl ve dere kenarlarında kayaların üzerinde özellikle İlkbahar aylarında aşağıdaki böceğin içi boş kalıntılarını görürsünüz. Bu böceğin canlısı o kayaların su içinde toprağa yakın bölümünde kayaya yapışmış bir halde bulunur bu böcekleri toplayıp kuyruk kısmından hayvanı fazla zedelemeden sırtına doğru iğneyi takarsanız dip oltasında ve mantarlı oltada çok mükemmel sonuç alırsınız. Alabalık hiç düşünmeden bu yeme atlar. Bu böcek evriminin belli bir kısmını suyun dibinde kayalara yapışarak yaşamakta daha sonra yaşadığı o kayanın üzerine çıkıp sonra orda kelebek olup derenin üzerinde uçmaya başlamakta.) Temiz ve tehlikesiz böceklerdir. Bu böcekleri karadenizli çocuklar dudaklarının arasına alıp iğneye takmaktadırlar.Fly avcılığında esas olan hafif ye Uygulaması zor olmasına rağmen, en gelişmiş ve en zevkli avlanma tekniğidir. Yem olarak kıldan veya tüyden yapılan yapay sinek kullanılır. Fly avcılığı havada dairesel hareketlerle yemi suya bırakmak (adeta kamçı gibi) yada yemi suyun yüzeyinde akıntıya bırakarak avlanmak şeklinde olur. Burada dikkat etmeniz gereken, Fly avcılığında kullanılan yemlerin hemen, hemen hiç ağırlığı olmadığı için kullanılan kamışın çok esnek olması gerekmektedir. Yemi uzağa atmak gerçekten maharet ister. Bu yüzden özellikle ABD de Fly okulları, kursları bile vardır. yeminizi kamışın havada yaptığı dairesel hareketlerle hızlandırıp daha uzağa atmaktır, eğer bunu yapamıyorsanız yemi akıntıya bırakıp ileri gitmesini sağlayabilirsiniz ancak buradaki dezavantaj bulunduğunuz yerden akıntıyla beraber sürüklenen yapma yeminiz suda iyice ıslanıp doğal şekli bozulacak, buda balığın yemden uzak durmasına neden olacaktır. Fly misinasını farklıdır ve hazırlanması önemlidir, Fly avcılığına başlayan bir çok kişi fly misinasına yemi nasıl bağlayacağını bir türlü çözemez. Fly Misinanın bittiği uca kılavuz dediğimiz 1,2 ile 1,5 metre uzunluğunda ipek iplikten yapılmış kısım bağlanır, yemde bu ipliğe bağlanır. Aslından uca doğru iyice incelen fly misinaları da vardır, fakat bunlar zamanla kopar siz yine kılavuz misinaya kaldırırsınız, onun için böyle bir fly misinası aramaya çalışmayın. Yurdumuzda alabalığın yaşadığı derelerin çevresi çoğunlukla ağaçlarla kaplı olduğundan havadadairesel hareketlerle avlanmak zordur. Akıntıya bırakarak avlanmak daha etkilidir. Derelerin etrafı ne kadar sık ağaçlarla kaplı olsa da fly' la avlamaya uygun bölümler de vardır. Dairesel hareketler olsun, yüzeysel olsun yemi suyun üzerine indirdiğinizde, yemi sağa sola hafifçe oynatarak kendinize doğru çekerseniz (suya düşmüş böcek hareketleri) balık varsa tutarsınız. Derelerde, ilkbahar ve yazın başlarında kahverengi kelebekler ve su böceklerinden bol miktarda bulunur, ayrıca yazın başlarında çekirge çoktur. Avlanacağınız zaman bu böceklerin taklitlerinden elinizde bolca bulundurun. Özellikle akıntıya bırakılarak avlanacağınız zaman çekirge tipi yemler iyi sonuç verir.Piyasada bu taklit yemlerden bolca satılmaktadır, burada önemli olan sizin avlandığınız bölgede o tür bir yemin olup olmadığıdır. O nedenle gerçek bir fly avcısı malzemesini yanında gezdirir ve o dereye has yemi kendisi yapar. Bu yemlerin elle yapımı kolay ve zevklidir, elinize bir iki örnek geçerse inceleyin yapımının çok da zor olmadığını göreceksiniz.Alabalık, oksijeni bol soğuk sularda yaşar. temiz olmayan, su sıcaklığı 15 drc. üzerinde olan sularda zor bulunur . Yazın sıcak havada, özellikle gölde zor balık tutarsınız, şansınızı zorlamayın. Gölgenizi suya düşürmeyin, avlanırken mümkün olduğunca güneşi karşınıza almaya çalışın. Bölgedeki doğaya uygun giyinin. Sessiz olun.Yağmurdan sonraki bulanık suda avlanmayın, balık saklandığı kayanın altından kolay kolay çıkmaz Yağmurdan sonra dereye fazla yaklaşmayın. Sizin bulunduğunuz bölge az yağmur yağmış bile olsa daha yükseklere yağan yağmurlar sizin bulunduğunuz bölgeyi etkileyebilir ve beklemediğiniz bir selle karşılaşabilirsiniz.Öncelikle atıp çekme tekniğinde karışıklara neden olan, yem tanımına açıklık getirmeye çalışayım. Atıp çekme tekniğine, genel olarak kaşık atma denir. Bu av tekniği rapala , kaşık, iğne takılmış sasi ve döner kaşık ile yapılır. Rapala ve sasi net olarak ayrılır ancak kaşık ile döner kaşık genellikle birbiri ile karıştırılır. Kaşık ismi yurdumuzda bu yemlerin yemek kaşığına benzemesinden dolayı verilmiştir. Fakat alabalık avında kullanılan kaşıklar yemek kaşığına çok fazla benzemez. Yemek kaşığına benzeyen yemler çoğunlukla turna avında kullanılır. Atıp çekme tekniğinde makinanızın turu fazla, kamışınız esnek ve uzun, misinanızda 0,20 - 0,25 olmalıdır. (incesi sağa sola sürtünüp kolayca kopar kalınıyla da yeminizi uzağa atamazsınız,)Uygulaması kolaydır ancak eğer derede avlanıyorsanız su derinliğinin en az 30 cm olması gerekir, ayrıca derenin içinde kaya ve ağaç dallarının az olmasına dikkat etmelisiniz. Sürekli kayaya ve ağaca taktığınız yeminiz balıkları huzursuz eder. O nedenle at çek yaparken suyun kaya önünde oluşturduğu derin bölgeye yeminizi atar ve çekmeye başlarsanız makinanızı iki üç tur attırmadan ilk alabalığınızı yakalarsınız.En makbul kabul edilen cinsi Aynalı sazan dır. Doğal takvime göre Arpa hasadından sonra oltaya vurmaya başlar ve bağbozumuna kadar bereketli av verir. Özellikle iri boylarının yakalanması için gece avı tercih edilmektedir . Tüm tatlı su balık avcılarının en çok avladıkları balık çeşidi sazandır. Tatlı su balık avı denilince akla ilk gelen sazan avıdır.Dip oltası ve şamandıralı olta ile iki şekilde avı yapılır. Sazan avı için bir çok yem kullanılabilir.Bu herkesin bildiği yemlerden başka yöresel olarak kullanılan çeşitli tahıl hamurları da mevcuttur. Birçok türü olan sazanın en çok bilinen türü kara sazan ve aynalı sazandır. Hangi tür sazan olursa olsun,hangi yöntemle av yapılırsa yapılsın avlanılacak bölge mutlaka önce yemlenmelidir.Bu işlem için en uygun materyal bayat ekmek ve haşlanmış tahıldır. Ufalanmış bayat ekmek yada tahıl çamurla karıştırılıp avuç içine sığacak büyüklükte toplar yapılır. Bunlar güneş altında 2-3 saat kadar kurutulur . Daha sonra bu materyal avlanacak mıntıkaya atılır. Balığın oltaya vurmasına göre yarım saatte bir yada saat başı 1 top atılarak balıkların o bölgede toplanması sağlanır Sazan hafif meyilli yerlerde bulunur. Çok dik yamaç kenarlarında bulunmaz. Baraj yada göle açılan küçük dere yataklarının ağızlarında, bahar yağmurlarının aktığı su yollarının önlerinde dibi kayalık olmayan akıntı ağızlarında, bilhassa kumluk ve yosunlu kısımlarda çokça görülürler. Akarsularda ise ağaç kökleri sazlık araları ve kovuklarda irileri kaya önlerindeki derin girdaplarda, ve akıntılı yerlerde suların köpürerek aktığı akıntı ağzının hemen önünde bulunurlar.Önceden yemlenen bölgeye 50-60 numara misinadan oluşan bir bedene fırdöndü bağlanır bunun ucuna aynı kalınlıkta 30 cm kadar bir misina beden bağlanır ve şamandıra mantarı burada yer alır. Bununda ucuna klipsli bir fırdöndü bağlanır. Klipsten itibaren 40 numara misina ile 1 metre kadar bir köstek bağlanır ve olta iğnesi bunun ucuna bağlanır. Bu şekilde bağlamanın faydası olta iğnesini rahatça değiştirebilmek ve iri bir balık yakalandığında şayet misina kopacak olursa tüm takıma zarar vermek yerine uçtan kopmasını sağlamaktır.Eğer makine ve kamışla av yapılıyorsa makinenin debriaj sistemi bulunduğundan beden için 40 köstek için 35 numaralı misinalar kullanılabilir. Kullanılacak yem olta iğnesine iğnenin tamamını kapatacak şekilde takılıp olta atılır. Balık yemi kaptığında hemen tasma vurulmamalıdır. Balık şamandırayı birkaç metre götürdükten sonra tasma vurulup balığın direnci ölçülür. Oltada iri bir balık olduğu anlaşılırsa misina yavaş ,yavaş çekilir. Çok direnç gösterirse hafifçe bırakılıp tekrar çekilmelidir. Bu işlem balığın yorulup kendini bırakmasına kadar sürdürülmelidir bu bazen 15 dakika kadar sürebilir. Balık kıyıya geldiğinde en iyisi kepçe ile almaktır. Eğer kepçe yoksa misinadan tutarak balık dışarı alınmamalı mutlaka bir el ile balık karnından tutularak karaya alınmalıdır. Bu işlemler mümkün olduğunca sessiz yapılmalı, yemlediğimiz yerde başka balıklarında olabileceği untulmamalıdır. Avladığınız yerin özelliğine ve balığın iriliğine göre suya düşmemek için mutlaka önlem alınmalı eğer can güvenliği tehlikeye düşecekse teredüt edilmeden balık salıverilmelidir Bunun için Gerekli olan misina kalınlığı şamandıralı oltanın ki gibidir. Bedene tek bir klipsli fırdöndü bağlanır. Bunun ucuna yine aynı kalınlıkta 1 m kadar bir beden ve bununda ucuna 30-40 gr. Bir kurşun ağırlık bağlanır. Bu 1 m lik kısma yine 1 boy ince 25-30 cm’lik bir köstek ile 2 olta iğnesi bağlanmalıdır. 2‘ den fazla iğne bağlamak oltanın idaresini güçleştirir. İğneler yemlenip atıldıktan sonra bir ucu sivriltilmiş 40-50 cm lik ağaç bir kazık yere saplanır. Bu kazıkların üstüne bir çentik açılıp oltanın boşluğu alındıktan sonra buna mandal yada klipsle bir çıngırdak bağlanır.Bu yöntem avcıya 1 den fazla oltayı idare etme şansı yaratır. Çıngırdak çaldıktan sonra ayrıca tasalanmaya gerek yoktur. Şamandıralı oltada tarif edildiği gibi balık dikkatlice çekilir. Burada dikkat edilecek en önemli nokta avcının idare edebileceği kadar olta kullanmasıdır. Çünkü genellikle çıngırdaklar peş peşe çaldığından lüzumundan fazla olta atmak hem zamanında çekilemeyen oltanın karışmasına hem fazla gürültü balığın ürkmesine neden olabilir hem de zaten dar ve az olan avlaklardan daha fazla sayıda balıkçı yararlanabilir.Bu yöntem özellikle aynalı sazan avı için en geçerli yöntemlerden biridir.Tabaka halindeki preslenmiş ay çiçeği küspesi 5x5x5 cm ölçülerinden küçük olmamak kaydıyla küp yada dikdörtgen prizması şeklinde kesilir. Tam ortasından matkapla delinir.( Bu işlemler sırasında oluşacak talaşı sakın heba etmeyin) Bedeni oluşturacak misina ucuna klipsli bir fırdöndü bağlanır. Bu fırdöndüye aynı kalınlıkta 10-15 cm lik bir kısa beden ilave edilip küspenin deliğinden geçirilir ve ucuna üçlü bir fırdöndü bağlanır. Bundan amaç suda eriyen küspeyi rahatça değiştirmektir. Üçlü fırdöndünün serbest kalan iki halkasının her birine bedenden 1 boy ince misina ile 8-10 cm uzunluğunda 4der tane köstek bağlanır bunların ucuna da olta iğnesi bağlanır. Böylece 8 olta iğneli bir takım donatılmış olur. Olta iğneleri küspenin muhtelif yerlerine birbirine dolaşmayacak şekilde tutturulur. Bu takıma ağırlık bağlanmaz çünkü küspenin kendisi hem ağırlık hem de yem görevi görür. Dip oltası gibi atılıp çıngırak bağlanabilir. Küspe suda çok yavaş eriyerek dağılırken bunu yemek isteyen balıklar olta iğnelerine takılırlar.Sazan avında verimli bir av geçirmek istiyorsanız yöresel etkenleri de göz önünde bulundurmanızın yararı olur neden derseniz genel anlamda tepki verdiği yemler her ne kadar benzerlik gösterse de bazen farklı yemlere tepki verebilmektedirler.Bunun içinde yem alternatifiniz ne kadar çok olursa boş dönme ihtimalinizi azaltmış olursunuz ayrıca av yapacağınız yerde hangi yemle avlanacaksanız onunla yemleme yapmalısınız Turna'nın saldırgan balık olmasından dolayı Turna avında atçek tekniği balıkçılar tarafından en çok uygulanan avlanma tekniğidir. Canlı yemle bırakma yapılarakta avlanır, ancak duragan olmasından dolayı birçok amatör avcı bırakma yaparak avlanmayı sevmez. Turna gezerek avlanmaz belli bir bölgede durur ve avını bekler. Ancak çok obur balık olmasından dolayı ilgisini çeken yemi gördügünde onu takip eder ve yeme saldırır. Bazen yemi takip eder, yeme atlamaz ve avlandığınız kayığın, botun gölgesine girer orada bekler. Böyle durumlarda dikkatli olun. (kayığınızı yada botunuzu alttan delebilir ve sizde can yeleğinizda yok hop suya.) Yok, yok korkmayın. Yeminizi atıp kayığa doğru çekerken kayığın altından çıkıp yeme saldırdığı çok olmuştur. Turna avı için en ideal derinlik 1 - 4 mt. dir. Turna daha derinlerde olur ancak avlanma bölgesi genellikle sığ yerlerdir. Bunun nedeni daha derinlerde yüksek su bitkilerine olmaması ve buralara av yapılabilecek küçük balıkların olmamasıdır. Güneş ışınlarının aydınlattığı sığ yerlerde otlar daha çok ve yüksek olur, dolayısıyla küçük balıklar ve Turna buralarda çokca bulunur. Ancak şunuda unutmayın derinlerde herzaman en iri balık vardır. Bunları avlamakta genellikle bırakma yaparak olur.Avlandığınız bölge ağaç ve su yüzeyine doğru uzanan otlar yoksa yeminizi dipten çekin. Turna böyle ağaçsız ve uzun ot olmayan bir bölgede yaşıyorsa, suyun dipindeki otların içine girmiş avını orada bekliyordur. Bir kaç denemeden sonra çekiş hızınıza, yeminizin ağırlığına göre dip'in derinliğini öğrenir ona göre avlanmaya başlarsınız. Eğer avlandığınız bölgede su içinde kalmış ağaçlar yada su yüzeyine doğru uzayan otlar varsa buralar turna için ideal avlanma bölgeleridir. Turna bu ağaç yada otların yanına gelir hareketsiz bi şekilde bekleyip yanına gelecek yeme saldırır. O nedenle bu gibi yerlerde yeminizi fazla derine indirmeden çekerseniz balık yakalama şansınız artar.Turna avcısı birkaç denemeden sonra balığı mutlaka yakalar. Çok şahit olmuşumdur hayatında ilk defa balığa gidipte Turna avlayana. ( alabalığı biraz zor yakalarsınız) Fakat Turna'nında yemi ağzından bırakma huyu fazladır, biraz boşluk verirseniz yada iğneniz fazla keskin değilse yemi adeta kusar.. Turna avında yanınızda açılır kapanır yada uzayabilen kepçe ,kepçenizin ağ gözleri 2 cm civarında, kalın misinadan yada naylon ipten yapılmış olsun. ( daha küçük gözlere iğne dolaşır en az 10 dk. iğneyi kepçeden çıkarmak için uğraşırsınız.)Turna genellikle hareketli her şeye saldırır. Ancak hava koşullarına, suyun berraklığına göre bazen yem seçtiğide olur. Turna için en ideal yem SASİDİR. Sasiden sonra Mepss gelir.Eğer takım çantanızda bu iki yemden çeşidiniz varsa başka yeme ihtiyaçınız yoktur. İdeal mepss ler söğüt yaprağı şeklinde yüzeyi balık sırtı beyaz holigram kağıtlı olanlar ve Yüzey kırmızı noktalı metalik renkte olanlardır. ( özelikle comet 4 numara) Mepss seçerken 3 no'dan başlayıp 5 no'ya kadar olanlardan yanınızda bulundurun. 5 nolu olanı otun az olduğu derin yerlerde kullanırken 3 numarayı derinliğin az olduğu otlu bölgelerde 4 numarayı ikisinin ortası yerlerde kullanırsınız. 5 no fiyatının pahalı, ağırlığının fazla olması sizin için tercih nedeni olmasın. Bunlarla avlanabileceğiniz yerler yurdumuzda fazla yok, olta kutunuzda en fazla iki tane bulundurun. 4 ve 3 no lar bizim avlaklar için ideal dir, Sasi için ideal renkler aşağıdakiler olup benim tercihlerim, sırasıyla beyaz, gövdenin altı beyaz üstü siyah, gövde sarı üst koyu yeşil, gövde açık yeşil üst dikine çizgili koyu yeşil, gövde sarı üst kırmızı ve kırmızı'dır. daha başka renklerle avlayabilirsiniz ancak bu renkler en çok tercih ettiği renklerdir. .Amatör avcıların hemen hemen hepsi, 15-20 kg gelecek bir yayın yakalamak ister. Fakat birçok avcı bunu gerçekleştiremez. Çünkü iri Yayın yem aramak için gece yuvasından çıkar, çoğu balıkçıda gece avlanmayı sevmez, aslında bir kez olsun denemek ister de, eşinden izin alamaz, neyse . Gece kalanlar da hemen sevinmesin, gece dip oltasına takılan balığın, yengeçler tarafından didiklenip sabah iğnede hiçbir şey olmadığını , yada yem olarak takılan kurbağanın yüzerek kıyaya geldiği çok görülür. (kurbağaya kurşun bağlayıp atmak da işe yaramaz hayvan su yüzeyine çıkamadığı için bir müddet sonra boğularak ölür, hareketsiz kurbağada yayın balığının fazla ilgisini çekmez) 15-20 kg gelen Yayın balığını canlı yemle yakalamak zor Ağla balıkçılığı siz amatörlere de tavsiye etmiyorum, hiçbir zevki ve sportmenliği yok. Yapabiliyorsanız olta ile yakalayın. Küçük olsun , sportmence olsun. Yayın balığını en çok cezbeden hareket ve kokudur. Yeminizin 5-10 cm üzerine madeni para büyüklüğünde sabun takın, sabun kokusu yayın balığını cezbeder. Yayın balığı sakatat artıklarını da çok sever. ( tavuk ciğeri, tavuk kanadı, işkembe,kafa Sucuk doldurmak için baharatçılarda satılan bağırsaklara ufaladığınız sakatatları doldurun (yaklaşık 10-12 cm lik boylar yapın ) ve bunun üzerine iğneleri bağlayın, diğer balıklar bu yemi ne kadar da didikleseler de yayın için epeyce bir kısım sağlam kalır. Yayın bu yemi tamamen yutar. Eğer bu yemi hazırlayamıyorsanız, Ankara' lıların kolayca tahmin edebileceği bir semtinde kg. 3 milyondan! sucuk adı altında içi baharat, sakatat ve kafa etiyle doldurulmuş yiyecekler! yada kilosu 1 milyona salam ! satılmakta bunlardan 1-2 tane halka satın alın işinizi görür avında küçük balıklar kullanılır ve bu yemler çime tabir edilir. Sazangillerden cyprinidler dahil bu yavrular canlı kullanılır. Bu balıkları nehir, akan küçük dere ağızları ve kıyı yerlerde kepçe ile yakalamak mümkündür. Deniz balıkları avında küçük cüsseli tatlı su balıkları da bu amaçla kullanılabilir. Ayrıca değersiz kabul edilen balıklardan da aynı amaçla yararlanmak yeri geldiğinde mümkündür
kaynak http://www.mainboard24.com

 

Diğer TURİZM haberleri

  • PAYLAŞ

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.